Ana Sayfa

Sponsor Link

Davranışbilimcilerin Katkıları ve Mbunalarım PDF Yazdır E-Posta
Üye Oyları: / 3
OlumsuzOlumlu 
28 01 2010
İLK NOT: Bu bir tür tanıtımı yazısı ya da akvaryum makalesi değildir. Akvaryum hobisi üzerine yazılmış amatör bir deneme yazısıdır.

George Turner (Amerikalı Biyolog ve Davranışbilimci)

Tatlı su canlılarına hayran olup, akvaryum hobisiyle yıllardır uğraşan bilinçli hobicilerin, cichlid’lerin her türüne karşı, onların tüm yönlerine ithafen bir hayranlık beslediğini düşünüyorum. Tüm cichlid türleri üzerine araştırmalar yapıp, bu türlerin her türlü yaşam seleksiyonlarını akvaristlere sunan ünlü davranışbilimcisi Ad Konings, yaptığı çalışmalarla sadece akvaristleri bilinçli bir şekilde yönlendirmekle kalmayıp, bir sürü bilim insanınında bu türler üzerinde yoğunlaşıp insanlara farklı özelliklerini aktarmalarına önayak olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri’nden George Turner ve Danimarka’dan Ole Seehausen bu yönde araştırmalar yaparak sayısız çalışmalar sunmuşlardır. Ortak çalışmalarında, bilimsel olarak vardıkları en önemli sonuç efsanevi cichlid türlerinin; tür farklılığı, renk canlılığı ve sayı bolluğu gibi özelliklerinden dolayı hayranlık uyandırdıklarını kanıtlamış olmalarıdır. Kısacası George Turner ve Ole Seehausen bu türlerin yapısal gelişimleri ve varyeteleriyle ilgili birçok bilginin genişlemesine yardımcı olmuştur. Onların bu gözden kaçırılmayacak katkılarının yanında, biz akvaristlere en önemli yardımı yine Ad Konings’in çalışmaları ışığında İngiltere’den Andy Gordon, Avusturya’dan Konrad Lorenz ve Kanada’dan Michelle Stuart; cichlidlerin yaşam stillerini sayısız araştırmalarıyla insanlığa sunarak yapmışlardır. Günümüzde başarıyla bir cichlid biyotopu oluşturuyorsak bundaki en önemli pay bu üç davranışbilimciye aittir. Onların katkıları sayesinde bu türlere ait bilgiler kulaktan kulağa geçip değer kazanmıştır ve insanların tecrübesiyle bilimsel olarak da kanıtlanmıştır.


Ad Konings

Son 10 yıldır Malawi Cichlidlerinin Mbuna familyası mensubu canlılarıyla yakinen ilgileniyorum ve bu sürenin ikincil zaman diliminde, özellikle Andy Gordon’ın araştırmaları doğrultusunda, önemli bir yol katettiğimi düşünüyorum. Konrad Lorenz’in çoğu çalışmasına ulaşma şansım olmadı, birkaç yıl öncesine kadar en çok onun araştırmaları doğrultusunda akvaristlerin Dünya’da önemli aşamalar kaydettiğini düşünüyordum. Çünkü kendisi 1990 yılında Viyana’da Cichlid Araştırma Vakfını kurdu. 1994 yılında ki ölümünden sonra, vakıf çok daha yönlü bir şekilde faaliyete geçti ve günümüzde halen tüm cichlid türleri üzerine araştırmalar yapıp, kaynaklar sunmaya devam eden bir kuruluş. Avusturya’da ki akvaristler böylesine şanslıyken, İngilterede’kilerin daha da şanslı olduklarını düşünüyorum. İngiliz davranışbilimcisi Andy Gordon, son 15 yıldır yapmakta olduğu araştırmalarında Mbuna türlerinin psikolojilerine derinden inerek, uzun süreli gözlemleri doğrultusunda, akvaristlere değerli bilgiler kazandırmıştır. ‘’Akvaryumlarımızın Hayatımıza Etkileri’’ adında ki deneme yazımda tüm tatlı ve tuzlu su canlılarının amatör bir psikanalizini yapmaya çalışmıştım. Bunun dışında ‘’Malawi Gölü ve Canlılarının Yaşam Biçimleri’’ isimli diğer denememde de sadece Malawi Gölü’nde ki canlıların mental yapılarıyla ilgili bir anlatım sunmuştum. Sayısız tür araştırmalarım ve deneme makalelerim arasında bu iki yazımı çok severim ve benim bu iki deneme yazım; Andy Gordon’dan aldığım ilham sayesinde oluşmuştur. Bu yazılarım haricinde, benimde tüm Dünya’da ki akvaristler gibi hayran olduğum Mbuna türlerinin, en nadir bulunan mensuplarının kendim için ifade ettiği anlamları ve bir akvaristin hayatına neler katabilecekleri ile ilgili düşüncelerimi siz değerli akvarist arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum.


Andy Gordon (İngiliz Davranışbilimci)

Her akvaristin, Malawi Cichlid beslemeye başladıkları esnada, ilk durakları mutlaka Labidochromis Caerelus (Sarı Prenses) ve Cyrtocara Moori (Yunus) cichlidleri olmuştur. Yukarıda bahsetmiş olduğum davranışbilimicilerin (Ad Konings haricindekiler) araştırmalarının Haplochromisler üzerine olmamasından ötürü, Cyrtocara Moori (Yunus) cichlidleri bir kenara bırakıp, Labidochromis Caerelus (Sarı Prenses) cichlidleri ele alarak giriş yapmak istiyorum. Labidochromis Caerelus’lar, akvaryum ortamında en fazla bulunan Mbuna türleridir. 1994 yılında bazı Aulonacara (İmparator) türleriyle beraber, kırmızı bültene alınıp, Malawi Gölü’nden çıkarılmaları yasaklanmış olsa da, nesilleri hobi ortamında akvaristler arasında ya da akvaryumcularda hiçbir zaman azalma tehlikesi göstermemiştir. Tüm Mbunalar içinde en hızlı ve en çok üreyen canlılardır. Bu yüzden onlara ulaşmak zor değildir. Her akvaryumcuda rahatlıkla bulunabilecek bir balıktır. Çoğu akvarist onlar sayesinde tecrübe kazanıp, kendilerini, yeni ve az bulunan türleri beslemeye hazırlamıştır. 2006’dan beri Demasoni peşinde koşan ben bile 8 yıl boyunca onlardan vazgeçmeden besledim. Onların bu kadar sık bulunması popülerliklerini yitirmelerini düşündürse de, Labidochromis Caerelus gölün en önemli canlılarındandır ve tüm Dünya’da ki akvaristler bu türe çok şey borçludur. Onların oluşturduğu basamak gözardı edilemez. Bu yüzden her daim bu türe saygım büyüktür. Labidochromis Caerelus’lar ülkemizde, insanlara Japon balığı gibi sıradan bir balık gibi görünsede (Sazansıgillerle ilgilenen hobici arkadaşlarımdan bu benzetme için özür diliyorum ama ne yazık ki ülkemizde Japon balıkları sıradan bir canlı), yabancı forumlarda insanlarla yazışmalarımda bu türün hobiye verdiği katkıyı her zaman tartışırız. Yıllarca beslediğimiz Labidochromis Caerelus’ların ölümlerini gördük, hastalıklarını gördük ve bunlara engel olma amacıyla araştırmalar yapıp uyguladık. Başarıya ulaştığımız her adım; bizleri ilerisi için hazırladı. İmkanlarımız doğrultusunda yurt dışından getirdiğimiz F0 canlılar ya da hiç bulunmayan nadir türlerin, akvaryumumuza girmelerinden sonra, her türlü hastalık ya da olumsuz şartlarda, geçmişte edindiğimiz tecrübelerle hareket ettik ve bu tecrübelerin hepsi Labidochromis Caerelus’lar sayesinde günümüze geldi. En azından bir Mbuna hayranı olarak, kendi geçmişimle kıyasladığımda bunu görüyorum.

Labidochromis Caerelus dışında, nadir bulunan Mbuna türlerini ele aldığımızda size çok duygusal şeyler anlatabilirim. İlk kez Pseudotropheus Demasoni (Malawi Zebra) beslemeye başladığımda adeta, yıllar boyu kavuşamadığım bir sevgiliye kavuşmuş gibi hissetmiştim kendimi, öylesine heyecanlanıyordum ki; işyerimden akşam evime dönmemi sabırsızlıkla değil, sabırsızlık ötesinin son noktasıyla bekliyordum. Böyle bir sevinç, böyle bir mutluluk yoktu. Mbunaların doğal yaşam stillerini; kısacası üremelerini, bölgelerini korumalarını, başka bir gruba sataşmadan düzen içinde hayatlarını tanzim etmelerini, birebir akvaryumunda yaşayıp gözlemleyen her akvaristin, uzun yıllar beslemek için beklediği balık türüne kavuştuğunda aynı duyguları hissettiğine eminim.


Pseudotropheus Polit Lion Cove

Pseudotropheus Polit Lion Cove (Polit) türü evime ilk girdiğinde, başka bir hayalim gerçek olmuştu. Belki çok abartı gelebilir ama, sonuna kadar ciddiyim; sanki her akşam işimden evime değil, Malawi Gölü’ne gidiyorum gibi hissediyordum. Polit erkeğimin asil yüzüşü, akvaryuma hakim olması ve herşeyden öte sınırsız bir hızla vücut rengini değiştirmesi; maviden, griye, sonrada süt beyazı gibi bembeyaz bir renge bürünmesini canlı canlı görmek beni cezbediyordu. Aynı şekilde Cynotilapia Afra Red Dorsal erkeğimin renklerini belirginleştirmesini izlerken, kendi akvaryumumu değil, başka birinin tuzlu su tankındaki tuzlu su canlılarını izlediğimi hissedebiliyordum. Polit ve Afra’larımdan almış olduğum ilk yavrularımda hissettiğim mutluluk, herhalde ilk spor arabamı aldığım zaman hissedebileceğim mutlulukla aynı olmalıydı. Yani anlayacağınız; belki hiçbir zaman bir spor araba sahibi olamayacağım ama öylesi bir sevinci Polit ve Afra’larımın, akvaryumumda üremesiyle yaşamış oldum. Sadece kendimden değil, bu hobiye gönül vermiş tüm akvaristler adına konuşuyorum. İnternet kaynakları ve yabancı forumlarda, sayısız bilgiye ulaşıp okuyorum, her gün okuyorum ve öğrendiklerimi tankımda uyguluyorum, balıklarım için doğal yaşamlarına ait dekor ve düzen vs. herşeyi oluşturmak için çaba gösteriyorum. Bu çabam sonucunda, onların doğal yaşamlarında ki gibi üremeleri beni Dünya’da ki en büyük mutlulukları yaşadığım zamanlara götürüyor.

Pseudotropheus Demasoni, Polit, Saulosi, Flavus, Cynotilapia Afra, Neon Spot, Elongatus vb. Mbuna türleri, Türkiye’de her zaman zor bulunan canlılardı. 2000’li yılların ilk 10 senesinin sonlarına yaklaştığımızda onlara ulaşmak eskisinden daha kolay bir hale geldi. Onların saflığından emin olmak çok daha kolaydı. Çünkü bu türlerin o kadar özel renk varyasyonları var ki, hiçbir kırma tür aynı güzelliği sergileyemezler. Bu yüzden elimizdeki balıkların saf Mbuna olduğundan emin olmak çok kolay oldu.


Malawi Gölü'nün Chinyankwezi bölgesinde, Ad Konings tarafından çekilmiş bir Pseudotropheus Flavus erkeğinin fotoğrafı.

Pseudotropheus Flavus ve Neon Spot gibi türlere sahip olmak düşüncesi, seneler önce kafamda belirdiğinde, çok uzaklarda bir ihtimal olduğunu düşünüyordum. Flavus’un Türkiye’de çok yayıldığı bir dönemde, onu İstanbul ve İzmir’de hobici arkadaşlarımla çok detaylı bir şekilde aramama rağmen bulma imkanım olmamıştı. En azından Flavus olmasa da, nadir bulunan, Demasoni, Polit ve Afra türlerini besleme şansına erişmiştim ve onların hissettirdiği sevinçleri yukarıda anlattıklarımla tasvir edebildiğime inanıyorum. Benimle aynı duyguları hisseden ya da daha farklı şekilde bu hobiye gönül veren bir sürü insanla, her gün internet aracılığıyla yazışıyorum. Dünya’nın dört bir yanından akvarist insanlarla, bilgilerimizi, tecrübelerimizi ve deneyimlerimizi paylaşarak birbirimize anlatıyoruz. Bu nadir bulunan türler sayesinde, onların yaşamıma kattıkları kendilerinin ve yaşam stillerinin güzelliği haricinde, internet aracılığıyla kıtalar arası insanlarla tanışıp konuşma fırsatını yakalıyorum. Bu öylesine bir sevinç ve öylesine bir son nokta ki, evimizde akvaryumumuzda beslediğimiz balıklarımızla bütün Dünya’da ki hobicilerle bağlantı kurabiliyoruz. Ben sadece bu bakış açısıyla günlük hayatımda olduğumdan daha da pozitif olabildiğimi hissediyorum ve karşımda ki insan kim olursa olsun; gerek bir müşterim, arkadaşım ya da ailem, ona da bu enerjiyi hissettirdiğime inanıyorum.

Yıllar önce izlemiş olduğum bir belgeselde;  Pseudotropheus Flavus erkeğini ilk kez, internette bulduğum fotoğraflar haricinde hareketli bir biçimde ve 2-3 dakikayı bulan süreyle seyretme şansım olmuştu. Sadece bu bile, bana eşsiz bir huzur ve bu canlıya sahip olup, evimde beslediğim zaman hissedeceğim mutluluğun ne denli had safhada olabileceğini hissettirmişti. Benim gibi Mbuna besleyen bir cichlid fanıysanız eğer; gerçek renklerini almış bir Flavus erkeğinin, sadece bir kaya üzerindeki duruşunu bile gözlemlerken içinde bulunduğunuz bu dünya’ya, hobiye bir kez daha aşık olabilirsiniz. Nadir bulunan Mbuna türlerinin, bana ve benim gibi akvaristlere hissettirdiklerini betimlemeye çalışıyorum. Şimdi bence en güzel örneği vereceğim; şu an, sadece 72 saattir, akvaryumumda 6 adet, henüz renklerini almamış yavru Pseudotropheus Flavus ve yine 6 adet aynı şekilde Pseudotropheus Saulosi türlerini besliyorum. Şimdiye kadar yazdığım tüm makale ve denemelerimde incelemeye aldığım türlerde, kendi gözlemlerimi aktardığım kısımlara geniş yerler verdim Sadece 3 gündür tankımda olan bu 12 yavru; beni böylesine bir deneme yazmaya teşvik etti. Dilerim; onların büyümelerini sağlıklı bir şekilde gözlemlerim. Bu sürecin; George Turner ve Andy Gordon gibi davranışbilimcilerden aldığım katkılar ve yerli ya da yabancı akvarist insanlardan karşılıklı alıp verdiğim deneyimlerim doğrultusunda yararlı geçeceğine inanıyorum. Onların sadece büyümelerini izlerken, çok daha farklı tecrübeler edineceğime inanırken, üremelerini gördüğüm zaman yaşayacağım hisleri tahmin dahi edemiyorum.

DİP NOT: Sarı Prenses ve Yunus Cichlid gibi ülkemizdeki popüler ve kullanılması kolay isimleriyle adlandırdığımız canlıların bu isimlerini kullanmak yerine; orijinal Latince isimlerini, ilham aldığım araştırmacılara saygı ve ithafen kullandım. Okurken sıkılmamış olmanızı diliyorum. Ayrıca, kendi çabalarımla bir deneme yazısı daha yazabilmiş olmanın verdiği sevinci yaşıyorum. Bu yazıyı hazırlarken çok yararlı bir zaman geçirdim. Okuyan tüm akvarist arkadaşlarıma yararlı olacağına inandığım ve hobiye çok farklı bir bakış açısıyla yaklaşabilmeyi sağlayan bir deneme olduğuna inanıyorum. Herkese sağlıklı balıklar ve sağlıklı huzurlu akvaryumlar dilerim.

OSMAN ÇELİK
27.12.2009
 
Sonraki >

Sponsor Link

RocketTheme Joomla Templates
Web Stats